26 Ağustos 2010 Perşembe

Vücudumuz üzerinde biraz tefekkür!!!



Beynimiz kalbimizin üzerindedir, muhabbetimize akıl katalım diye .

Ağzımız gözlerimizin ve kulaklarımızın altındadır, iyi görüp dinledikten sonra konuşalım diye.

Gözlerimiz ve kulaklarımız iki, ağzımız bir tanedir; dikkatle bakıp fark edelim; çok dinleyip az konuşalım diye.

Dilimizin kemiği yoktur, icabında geri adım atıp özür dileyelim diye.

Dişlerimiz dışarıda değil ağız ambalajının içindedir; kırıp dağıttıklarımız anlaşılmasın diye.

Ayaklarımızın üzerinde duruyoruz, gelmeyene gidelim diye.

Beş parmağın beşi bir değil, farklılığa müsamahalı olalım diye.

Vücudumuz deriyle kaplanarak birçok çirkinlik örtülmüş, insanların ayıp ve kusurlarını örtelim diye.

İki yanımızda iki kol var, sevdiklerimize sımsıkı sarılalım diye.

Kalbimiz devamlı kan pompalıyor, kalbimizden başka başka kalplere sevgi pompalayalım diye. Vücudumuzun neredeyse her yeri esnek, başkalarına esnek davranalım diye.

Avucumuzu serbest bıraktığımızda şehadet parmağımız hafif yukarı kalkıyor, kelime-i şehadeti çok söyleyip son nefeste de unutmayalım diye.

Midemiz kalbimizin altında, önce kalbimizi sonra midemizi doyuralım diye.

Kalbimiz deri ile örtülü, ayıp ve kusurlarımızı kimse görmesin diye.

Beynimiz vücudumuzun en üstünde, önce Hakk'ı bilelim diye.

Böbrekler bağırsakların üstünde, önce her şeyi süzgeçten geçirelim peşin hüküm verip herkesi bir tarafa atmayalım diye...








^Alıntıdır^




Hiç yorum yok: