31 Ağustos 2010 Salı

UNUTULMAZ Beş gol ve hikayesi

       Hatırlar mısınız? Yıllar önce bir futbol takımımız Avrupa'da bir ülkenin takımına beş gol atmıştı.
Bu beş gol yüzünden dünyanın her tarafında ki Türkiye'liler bayram yapmıştı.
Fakat o da ne! Avrupa bu beş golü kabul etmedi.
       Aman YaRabbi! O ne müthiş bir başkaldırmaydı!
Hayret verici... Takdirlere şayan... Sağcısı-solcusu, dinlisi-dinsizi birleştiler.
      Gazeteler bir afet... Ne yazdığını gözleri görmüyor bile... Büyük puntolarla başlık atılıyor:
     -Allah belanızı versin!
Bir başka gazete:
     -Sizin gibi köpek çocukları... Sizin gibi falan filanlar...
     Argo deyimler '' gırla'' gidiyordu.
Gazeteler bu müthiştepkiye devam ederken, devreye girdi mi iş adamları. Sakıp ağa, Vehbi Koç ve daha başkaları. Hemen ateş püskürdüler. Hatta bazı iş adamları:
    -Bu beş gölün kabul edilmemesi halinde Derhal batı bankalarında ki paraları çekeriz, sizin paranızın değeri düşer, bizimkiler yükselir, dediler.
    Meğer, İsviçre bankalarında bulunan paraların haddi hesabı yokmuş... Aklım şaştı kaldı bu işe. Müthiş tepkilerin sayesinde neler öğrendik.
     İşadamlarının tehdidi bitti mi? Hayır. Birde ilave oldu mu Cumhurbaşkanı ve Başbakan! Aman Allah'ım, gözlerime, kulaklarıma inanamıyorum. Başkanda ayaklandı... Oh ne güzel... Müthiş bir etylem birliği. Türkiye, Türkiye olalı böyle birlik görmemişti. Mesele bitti mi? Hayır. Devreye müthiş amigolar girdi, birkaçı kesin kararını açıkladı:
    -Bu beş gol kabul edilmezse kendimizi yakacağız.
Hayret... Beş gol için bu ülkede neler yapıldı.
  *Cesaret alabildiğine vardı.
  *Sahiplenme, vardı.
  *Birlik, vardı.
  *Fedakarlık, vardı. Hemde ölümüne fedakarlık...
Bu tehdit Avrupalı dostlarımızı korkuttu ve hemen cevab verdiler: ''Aman aman, yeter ki ayaklanmayın, beş golü kabul ediyoruz.''
   Bu olaydan sonra ''Kıyamet kopması'' durdu.
   Şiödi düşünüyorum, Bosna-Hersek için, Çeçenistan için, Azerbaycan için, Kıbrıs için, Irak için, (Filistin-Gazze için) Doğuda ki fakirler-evsizler için, Avrupada çile çeken kardeşlerimiz için, böyle bir eylem, böyle bir tehdit olsaydı, Avrupa böyle vurdumduymaz olur muydu? Neden bunca müslüman için bu tehditler yapılmadı?
Yapılmadı, çünkü Müslüğmanların beş gol kadar değeri yok. Ben başka cevab bulamadım.






                                                                             Emine ŞENLİKOĞLU
                                                                               ''Çağrı'' kitabından''






             Bende ek olarak:
Hadi herşeyi geçtik. Başkalarını görmezden geldik. Peki ya kendi ülkemizde, kendi problemimiz olan başörtüsü yasağına neden sessiz kalıyoruz. bu tepkilerin yarısı neden Allah'ın emri olan türbana karşı konan yasaklarda görünmüyor?
   Beş gol için bir ülkenin Cumhurbaşkanı bile ayaklanıyorsa, bunun sebebi milletinin bunu kabul etmeyeceğini bildiğindendir. Başörtüsü yasağını kabul ettirmeyeceğimizi, buna sessiz kalmayacağımızı bildirseydik, kimse bugün başın kapalı Üniversiteye giremezsin demeye cesaret edemezdi. Karşımızda Avrupa'yı titretiyoruz yeri gelince. Buna gücümüz yetiyorda, Kendi hürriyetimize konmaya çalışılan bir yasağa mı baş kaldırmaktan korkuyoruz?
Bu millet ne isterse yapar, bunu tarihe bakınca da görüyoruz, bugünde biliyoruz.
Ama kim uğraşacak, kim sıcak yatağınıdan kalkacak demi...
Boşver saçı açık okuması daha kolay, hem bu bizim işimize de geliyor nasıl olsa!
                  Öyle mi düşünüyorsunuz yoksa ?

Hiç yorum yok: